İlk Çağ: Felsefi Bir Bakış İlk Çağ, tarihsel bir dönemi tanımlamanın ötesinde, insanın düşünsel evriminin başladığı, bilginin ve varoluşun sorgulanmaya başlandığı bir çağdır. Felsefe, doğrudan bu dönemde şekillenmeye başlamış, insanlık tarihinin en köklü soruları burada sorulmuştur. Bu yazıda, İlk Çağ‘ın etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi perspektiflerden nasıl ele alındığını inceleyeceğiz. Bu dönemin düşünsel temelleri, bugün hala modern felsefenin temellerini atmaktadır. O zamanlar başlayan tartışmalar, insanın dünyadaki yerini anlamaya yönelik derin soruları içinde taşır. İlk Çağ’da Etik Düşünce: İyi ve Doğru Arayışı Etik, ilk çağ filozoflarının üzerinde yoğunlaştığı temel sorulardan birisidir. Antik Yunan’da Sokratik geleneğin etkisiyle, “iyi yaşam”ın ne olduğu…
6 YorumEtiket: bir
Kırbaç Cezası Ne Demek? Bugün gelin, biraz tarihe ve ilginç geleneklere dalalım. Çoğumuz zaman zaman “o kadar cezalandırıcı ki, sanki kırbaç yer gibi” diye şikayet ederiz ama bu cümle aslında gerçek bir cezayı anlatıyor olabilir! Evet, kırbaç cezası… Adı bile insana biraz ürkütücü geliyor, değil mi? Peki, kırbaç cezası nedir, tarihsel olarak nasıl bir anlam taşır, modern hayatta hala kullanılmakta mıdır? Hadi gelin, bu ciddi ve bir o kadar da eğlenceli konuyu biraz mizahi bir bakış açısıyla inceleyelim. Kırbaç Cezası: Tarihin Acımasız Uyarısı mı, Yoksa Dönemin Modası mı? Kırbaç cezası, aslında tarihsel olarak çok “yırtıcı” bir ceza türüdür. İsim olarak…
8 YorumTasavvufta İnâbe Ne Demek? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin gücü, kelimelerle kurduğumuz dünyaların, inşa ettiğimiz anlamların ve kimliklerin belirleyicisi olabilir. Her sözcük bir anlatının kapılarını açar, bir düşüncenin derinliklerine yolculuk yapmamıza olanak sağlar. Tasavvuf, tinsel bir yolculuğun dilidir; bu yolculuk, bazen kelimelerle, bazen sembollerle, bazen de içsel bir sessizlikle konuşur. İnâbe kelimesi, tasavvufi literatürde sıkça karşılaşılan ancak derin anlamı çoğu zaman gözden kaçabilen bir terimdir. Edebiyat perspektifinden baktığımızda, İnâbe’nin tasavvuf içindeki yeri, sadece bir kavram olmanın ötesine geçer; bir metnin dokusu gibi, her bir edebi unsurda yeni bir anlam katmanı açar. İnâbe Nedir? Tasavvufta Anlamı ve Yeri İnâbe, tasavvufta “yüz…
8 YorumGüneş Yılı Esaslı Takvim Nasıl Hesaplanır? Edebiyatın Işığında Zamanın Öyküsü Bir edebiyatçının kaleminde zaman yalnızca saniyelerin akışı değil, anlamın derinleştiği bir anlatıdır. Kelimeler, tıpkı gökyüzündeki güneş gibi, insanın varoluşuna yön verir. Her biri, bir döngüyü; her cümle, bir mevsimi temsil eder. “Güneş yılı esaslı takvim nasıl hesaplanır?” sorusu ilk bakışta astronomik bir mesele gibi görünse de, edebiyatın gözünde bu sorunun ardında yatan şey insanın zamanı kavrama biçimidir: Yaşamak, zamanı yazmak demektir. Güneşin Romanı: Zamanı Ölçmenin Şiirselliği Edebiyat, güneşi yalnızca bir gök cismi olarak değil, yaşamın sürekliliğini temsil eden bir karakter olarak ele alır. Güneşin bir kez doğup bir kez batmadığı,…
4 YorumGri Kelimesi Nasıl Yazılır? Tarihin Renkleri Arasında Bir Dil ve Toplum Analizi Bir Tarihçinin Kaleminden: Geçmişin Tonlarını Ararken Tarihin tozlu sayfalarında gezinirken insan bazen yalnızca olayları değil, kelimeleri de anlamaya çalışır. Çünkü kelimeler, bir dönemin düşünme biçimini, duygusunu ve dünyaya bakışını yansıtır. “Gri kelimesi nasıl yazılır?” sorusu ilk bakışta basit bir dilbilgisi merakı gibi görünse de, aslında bir tarihçinin gözünden bakıldığında toplumun zihinsel dönüşümünün küçük ama anlamlı bir yansımasıdır. Gri yalnızca bir renk değil; geçmiş ile şimdi arasında, siyah ile beyaz arasında, belirsizlikle netlik arasında gidip gelen bir geçiş hâlidir. Bu yüzden, bu kelimenin yazılışı ve anlamı, toplumsal hafızanın da…
6 YorumZazaca Babaya Ne Denir? Kültürel Hafızanın Antropolojisi Bir antropolog olarak farklı dillerin içinde dolaşırken, her kelimenin bir kültürün kalbinde atan anlamlar taşıdığını fark ederim. “Zazaca babaya ne denir?” sorusu da yalnızca bir dilbilim merakı değildir; kimliğin, aidiyetin ve toplumsal yapının iç içe geçtiği bir anlam evrenine açılan kapıdır. Zazaca, yalnızca kelimelerin değil, duyguların, ritüellerin ve ilişkilerin de dili olarak yaşamaya devam ediyor. Ve bu dilde “baba” kelimesi, yüzlerce yıllık bir toplumsal örgünün taşıyıcısıdır. Zazaca’da Baba Kelimesi: “Dayik u Baw” Dengesi Zazaca’da “baba” anlamına gelen kelime “baw” ya da bazı ağızlarda “ba” olarak kullanılır. Tıpkı “dayik” (anne) kelimesi gibi, “baw” da…
6 YorumGıvık Ne Demek? Türkçedeki Anlamı ve Kullanımı Türkçede kullanılan bazı kelimeler zamanla halk arasında yaygınlaşır ve farklı anlamlar kazanabilir. Bu kelimeler bazen belirli bir yöreye ait olabilir, bazen de tamamen argoya giren terimler arasında yer alır. “Gıvık” kelimesi de tam olarak böyle bir sözcüktür. Pek çok kişi, gıvık kelimesinin ne anlama geldiğini tam olarak bilmez ve bu kelime, çoğu zaman sosyal bağlamda, özellikle gençler arasında sıkça kullanılır. Peki, gıvık ne demek? Gelin, bu kelimenin anlamını tarihsel açıdan inceleyelim ve günümüzdeki kullanımını tartışalım. Gıvık Kelimesinin Kökeni ve Tarihsel Arka Planı Türkçeye ait bazı kelimeler, köken olarak Osmanlı Türkçesinden ya da Arapça…
3 YorumTürkiye’de Gelincik Nerede Yetişir? Tarihsel Bir Bakış Tarihçi Gözüyle: Geçmişi Anlamak, Bugünü Kucaklamak Tarih, bazen sadece eski zamanların anlatısı değildir; aynı zamanda bugüne dair derin izler bırakmış bir yolculuktur. Gelincik çiçeği, ne yazık ki sadece doğal dünyamızın bir parçası olmakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal yapılar, kültürler ve toplumların bilinçaltına yerleşmiş bir simge haline gelir. Tarih boyunca, gelincikler sadece bahar mevsiminin müjdecisi değil, aynı zamanda insanın doğayla kurduğu ilişkinin bir göstergesi olmuştur. Peki, Türkiye’de gelincik nerede yetişir? Bu soruyu yanıtlamadan önce, geçmişin topraklarını, kırılma noktalarını ve toplumsal dönüşümleri anlamak gerek. Gelincik, renkleriyle göz alıcı bir güzellik sunan ve çoğunlukla kır ve…
8 YorumGayret Diye İsim Var mı? Tarihsel Bir Bakış ve Toplumsal Dönüşüm Bir Tarihçinin Gözünden: Geçmişin İzlerini Takip Etmek Bir tarihçi olarak, geçmişin izlerini sürmek, zaman içinde kaybolmuş ya da unutulmuş kavramları ve isimleri keşfetmek her zaman büyüleyici bir yolculuktur. Geçmişin derinliklerine baktığınızda, her bir dönemin kendine has dilsel ve kültürel yapıları olduğunu görürsünüz. İsimler, toplumların düşünce dünyalarını, değerlerini ve toplumdaki yerleşik normları yansıtan güçlü araçlardır. Bugün, tarihsel bir bakış açısıyla, “Gayret” isminin varlığına odaklanarak, bu ismin zaman içindeki anlamını ve tarihsel bağlamını inceleyeceğiz. “Gayret” kelimesi, günlük dilde genellikle çaba, uğraş, gayret anlamlarında kullanılsa da, bir isim olarak var olup olmadığını…
8 YorumMerhaba sevgili dostlar, Bugün sizlerle, kalpten kalbe bir yolculuğa çıkacağız. Kur’an-ı Kerim’i baştan sona okumaya niyet ettiğinizde, ilk adımınızın ne kadar önemli olduğunu birlikte keşfedeceğiz. Hatime başlarken nasıl dua edilir? Bu sorunun cevabı, sadece bir ibadet şekli değil, aynı zamanda bir kalp niyeti, bir içsel dönüşümün başlangıcıdır. Hazırsanız, bu manevi yolculuğa birlikte çıkalım. Hatime Başlarken Nasıl Dua Edilir? Kur’an-ı Kerim’e başlarken, ilk adımımız kalpten bir niyet etmektir. Bu niyet, sadece bir ibadet değil, Allah’a olan bağlılığımızın ve teslimiyetimizin bir ifadesidir. Niyetimizi kalpten yapmalı ve bu niyetimizi dilimizle de ifade etmeliyiz. Örneğin, “Allah’ım, Senin rızan için Kur’an’ı Kerim’i baştan sona okumaya…
8 Yorum